İL İL TÜRKİYE   

ERZURUM FIKRALARI

                                                                         Fıkralarımız              

 

DAMIM SİTAVUH KÖYÜNDE

Erzurumlu İstanbul’da gezerken hele bir diskoya uğrayayım demiş ama,kapıda 
- Damsız girilmez yazıyor. Yaklaşıp kapıdaki görevliye ısrar etmiş : 
- Gardaş benim damım Erzürüm sitavuh köyünde,altına gındillik tahim burya mi getirim!

 

BENNEM DAÐLARI

Erzurum”un En yüksek dağları hangisidir yazılı sorusuna bir öğrenci “bennem “ 
dağları cevabını yazmıştı.Öğretmen sınıfta çocuğu kaldırıp sordu : 
“ Oğlum nereden çıkardın Bennem dağını “ 
Erzurumlu olmayan öğrenci þöyle cevap verdi : 
“ öğretmenim,soruyu bilmeyince yanımdakine sordum BENNEM “ diye cevap verdi. 
( Bennem ,ben ne bileyim anlamında bir sözcük )

 

GECE YEDİĞİN BALDI,ŞİMDİ ...HU YEDİN..

Erzurum zenginlerinden birisi misafirleriyle gece ahbaplık yapıyordu.Sabaha 
yakın,hava soğuk,hizmetkarlarından Hasan’ı çağırıp : 
-Hasan rakımız bitti,git biraz rakı getir diye talimat vermiş. 
Hasan zemheri ayazında faytona atlayıp gölbaşında rakıyı alıp gelince ağa keyfe 
gelip; 
-Hasan eferim,sabah hatırlat ta birkaç kuruş vereyim,bir at bir araba alda kendi 
işini kur , demiş. 
Sabah Hasan konağın önünde Boyunun bükmüş beklerken ağa dışarı çıkmış,Hasan’ı 
görmüş : 
“ Hasan sabah sabah ne kesmişsen gapıyı,işin gücün yohmu “ diye çıkışmış. 
-ağa gece bana söz verdin,para verecektin ki at araba alayım,işimi kurayım! 
-it oğlu it ne sözü,sarhoş sarhoş bir p...h yemişim,sen de inamışsan. 
- Yoh ağa yoh gece sarhoş sarhoş yediğin baldı, asıl p....hu şimdi yedin !!!

 

VATAN SEVGİSİ

Karayolu ile seyahati sakıncalı olacak derecede hasta bir Erzurumluyu hayatında 
ilk defa uçağa bindirmişler,seyahat sonrası sormuşlar :-Dadaş nasıldı yolculuk, 
-çok güzeldi tayyare yolculuği süzüldi süzüldi indi.Ama vatan topraği yuhardan 
bir kirtik görünir,vatan toprağıni küçülmüş görmek beni üzdi !

 

SANATÇININ SAYGISI

Erzurum'un yerel sanatçılarından Raci ALKIR çay bahçesinde konser verirken 
dengesini kaybedip havuza düşüvermiş.Elinden mikrofonu bırakmayan ALKIR ,bir 
yandan suda debelenirken bir yandan şu meşhur türküyü söylemeye başlar : 
"SUDA BALIH YAN GİDER "

 

PALANDÖKEN MUHABBETİ

Palandöken'de kayak yapmaya gelen bir hanımefendiye İstanbul'a dönüşünde : 
-yediğin içtiğin senin olsun,,bize gördüklerini anlat demişler, o da þöyle cevap 
vermiş : 
-Tavan,Tavan,Tavan !

 

ANBELE EDlRSİZ

Erzurumlunun biri ölür. Öbür tarafta terazi de günahları tartılır, günahı sevabından çok olunca bunu cehenneme atarlar. Tabii zebaniler başlar bunu dövmeye. Canı çok yanan Erzurumlu zebanilere der ki:

"Gardaş, anbele edirsiz diye kimse burya gelmek isdemir."

 

GEMİKLERlM ISINMİYA BAŞLADİ

Yine günahı sevabından çok olan bir Erzurumlu cehenneme gider. Bunu ateşe atıp üstüne kapıyı kapatırlar. Ateşte yanan herkes bağırır­ken Erzurumlunun sesi duyulmaz. Bunu merak eden zebaniler durumuna bakmak için cehennemin kapısını açınca Erzurumlu bağırır:

"Ola gardaş kapiyi kapatın da... Daha yeni gemiklerim ısınmiya başladi."

 

AYNANIN ETTİKLERİ

Erzurumlunun biri İstanbul'a çalışmaya gider. Ömründe hiç fotoğraf görmemiştir. Aynaya bakar, aynadaki simayi kendi fotoğrafı zanneder. Der ki:

"Ne güzel resmim var. Buni nişannıma gönderim fotorafımi görsün."

Nişanlısı aynada kendisini görünce:

"Ana, Memmet üsdume kuma getirmiş!" diye bağırır.

Anası:

"Hele ver banim." der. Anası aynada kendisini görünce, der ki:

"Bula bula da anbu kafderi mi bulmuş?"

 

BİREZ SABUN SÜR

 

Erzurumlunun biri İstanbul'da berbere gider. Berber bunun Erzurumlu olduğunu anlayınca tıraş ettiği adamla yüksek sesle muhabbete başlar.

"Geçenlerde bir Erzurumlu geldi. Traş edecektim. Tam sabun sürmeye başladım, bileğimden tutdu.

"Gardaş biz Erzurumlu yuh, sabunnan tıraş olmazıh, dedi. Sabunuz tıraş ettim kalktı gitti."

Sıra Erzurumluya gelir. Berber tam sabun sürecekken bileğinden tutar:

"Biz Erzurumlu yuh, sabunnan tıraş olmazıh gardaş."der. Berber sabunsuz tıraş etmeye başlar. Erzurumlunun yüzü kan içinde kalır. Sonunda dayanamaz ve:

"Gardaş ben Erzurum'un kövündenem. Sen hele birez sabun sür." der.

 

BİZİM KARABAŞIN NEYİ OLURSAN

 

Ağa sürüsünü görmeye gider . Çoban:

"Ağa kurt geldi, vallah ambu garabaş hepsini hakladi" deyince, ağa da:

"O kara koyuni kesin yesin" der.

Çoban ağayı yolcu eder, kara koyunu da kesmez. Aradan seneler geçer, kara koyunun nesli çoğalır, bir sürü olur. Çoban "Helal mıdır, haram mıdır?" kuşkusuna düşer. Gider kadıya durumu anladır.

Kadş:

"Yüzde yetmişini zamanın kadısına vermen geri kalanı fakir fukaraya dağıtman lazımdır." deyince çoban şaşırarak sorar:

"Gadi efendi, sen bizim garabaşın neyi olirsan?"

 

BU SENİN ANAN DEĞİL

 

Erzurumlu tüccarlardan biri İstanbul'da Kullebi Turan'a rastlar. Eskiden Turangilin komşusu olan tüccar mersedesini durdurup bağırmış:

"Turan, Turan."

Turan demiş işte:

"Ooo, ağabey neydirsen?"

"Ola Turan neydirsen buralarda?"

"Gezirem abe."

Tüccar Erzurumlu demiş:

"Ola anam hesde, Amerikan Hasdanesinde. Bende gidirem oni            

  görmiye."

"Yaa elemi? Ben de gelim." demiş. Kullebi Turan binmiş araba

  ya, getmiş hastaneye.

     İhtiyar karı yatıyor yatakta. Turan demiş:

"Eze nasılsan, ey oldun mi? Beni tanıdın mi?"

"Ana gurban tanıyamadım."

"Eze nasi tanımazsan da, ben sizin bacayı küriyirdim, sen bene

                kavurma eyhmegin arasına şerirdin. Ben Turan da..."

              "Ana gurban tanıyamadım."

              "Eze da ben sizin evin yanında oturirdim. Su getirirdim size, sen                              

                bene yağ sürer eyhmegin arasına verirdin?"

              "Ana kurban tanıyamadım."

      Turan dönmüş o tüccar arkadaşına:

"Kalk ulan gideh. Bu neyini ne yapdığım senin anan değil

 

GUTİ CİBİ EV

 

Erzurum'un eski evleri büyük odalar iç içe ve tuvaletleri dışarda imiş. Adamın birisinin evi diğerlerine nazaran daha iyi imiş. Adam evini kiraya verirken kiracı adayına evini methediyormuş:

"Guti cibi ev, içi oda bir sofa, düz ayah abdeshana ağzızın dibinde; bahca ceniş p..., püsür ekin yiyin."

 

KÜRDAN

İstanbul'da bir lokantada sıkıla büzüle oturan bir Erzurumlu daha ne yiyeceğine karar verememiştir. Garson kendisine yaklaşırken, yan masadan birisi garsona seslenir:

"Bana bir kürdan verir misin?"

Erzurumlu, garsonun gecikmesinden faydalanarak ne yiyeceğine karar verir. Garsan ne arzu ettiğini sorunca, Erzurumlu:

"Bene bir porsiyon kürdan getir" der

 

KAPIYI NİYE KİLİTLEDİN?

Naim Hoca, bir gün namaz kıldırırken abdesti kaçar. Cemaate çaktırmadan dışarı çıkar, kapıyı kitler. Abdest alıp geri döner. Cemaatten biri sorar:

"Hocam, nere geldin?"

  Der ki:

"Abdes aldım."

"Peki niye kapıyı killedin?"

  Hoca der ki:

"Hemi gavallar, ben gidim, siz de pelimden kaçasız."

 

KATIR AYAĞIMA BASIYOR

Dâvâlıyla davacı kadının huzuruna çıkarlar. Kadıya hediye olarak dâvâlı katır, davacı da kilim getirmiştir. Kadı mahkemenin sonucunu þöyle açıklar:

"Seni de sevdim, kilimini de ama gatır ayağıma basir."

 

KAZ KADIYA AZ

Üç arkadaş, Yaylarıyla oklarıyla ava kuşa çıkarlar, üç tane kuş vurrurlar: Biri kaz, biri mezmendek, biri de ördek. Bunlar üç kuşu bölüşemezler:

"Gahın gidah gadinın yanına, o bize bölsün." derler, götürürler kadıya:

"Biz bunnari bölüşemirik, sen bize böl."

Kadı der ki:

"Goyun ortaya bahim şunnari."

Kuşları ortaya koyarlar. Kadı bakar bakar, der ki:

"Gaz gadiya az

Bu yana da gelsin mezmendek

Üçüze de bir ördek

Gahın alın gidin."

Bunlarda, üçü bir ördeği alır yola koyulurlar.

 

SÜNNET DİYİM DE...

 

Bir tane hoca varmış, nereye gitse önüne koyulan her şeyi yer, içer, siler süpürürmüş. Yine bir eve misafir gitmiş. Hocaya güzel bir sofra kurmuşlar. Hoca da önüne gelen her yemeği "Sünnetdir" diyerek silip süpürmüş. Yemekten sonra abdest almak için ayağa kalkmıþ, evinçocuğuna:

"Gel bene su tok." demiş.

Çocuk suyu dökerken hoca:

"Yavrum senin adın ne?" diye sormuş.

Çocuk heyecanla:

"Farz, Farz!" diye bağırınca:

"O ne demek yavrum, o ne biçim isim" diyen hocaya çocuk der ki:

"Hemi, sünnet diyim ki beni de yiyesen."

 

YA BİLEMEZLERSE

 

 Naim Hoca bir gün kömür alır. Arabacıya der ki:

"Buni Yoncalık'daki evime götür."

Arabacı der ki:

"Hocam adresin nasıl?"

"Oğlum Yoncalığa get, Naim Hoca dedin mi herkes gösterir."

"Ya Hocam bilemezlerse?"

"Terzi Naim de, o zaman bilirler."

"Ya Hocam gene bilmezlerse"

"De ki Kuyumcu Naim herkes tanýr, sene evi gösterirler."

Arabacý tekrar:

"Ya Hocam gene bilmezlerse." deyince.

Naim Hoca sinirlenir, der ki:

"Oğlum, kavat Naim de, herkes sene evi gösterir."

 

                                                                 Cenaze Namazı

Zamanın Diyanet İşleri Başkanı Ömer Nasuhi Bilmen Hoca Erzurum'a gelmişken okuduğu medreseyi de ziyaret etmek ister ve Şeyhler medresesine gider.O sıralarda da Naim Hoca hem Şeyhler Camiinde müezzinlik yapmaktadır hem de yanındaki medresede talebe okutmaktadır. Uzun ağızlığına cıgarasını takmış, bir ayağını uzatmış, Hocanın verdiği selamı "elesine" almıştır. Gelen başında biraz bekleyince: -Gurban adın bağışla, der Naim Hoca. Başında bekleyen: -Ömer Nasuhi Naim Hoca'da jeton düşer gibi olur. -Bülmeni de var mi? -Evet. Naim Hoca yerinden fırlar ve Ömer Nasuhi Hocanın eline uzanırken: -Buyurun ceneze namazına, der
.

 

                                                                       SEVAP


Tamam işte o bankamatik var ya, ona gidir bir kart sohirsan. sonra birgaç numara yazirsan. Eğer daha önce para yatırmışsan maçina hemen istediğin parayı verir. Yoh daha önce para yatirmamişsan maçina sana deyir ki: -Ula gavat, sen ne parasi yatırdın ki şimdi benden isdirsen? İşte sevap da buna benzer. Eğer bu dünyada sevap yaparsan, öbür dünyada garşan gelir. Yapmazsan, heç bir şey bekleme...

 

                                   BENNEN YATIP


Teravih namazı sırasında gürültü yapan ve hocadan evvel veya sonra secdeye varan; caminin mahfel denilen üst kısmındaki kadınları şöyle uyarır Hoca: -Mahfildeki garılar. Ele tek tek yatıp galhmak yok. Bundan sonra bennen yatıp, bennen bereber galhacahsız!

 

                                         ELEYSE NİYE DURDUNKİ


Erzurumlu bir hanım zor zar durdurduğu otobüsün kapısına yaklaşır ve kafayı uzatıp şöföre soru sorar, kardeş ispirden geçirmi?? Şöfor cevap verir, hayır teyze ..Teyze birdaha atılır ve şöyle der vışşş devamsız eleyse niye dudun..

 

                                                                  DUA


Erzurumspor yenilirse küme düşecek, berabere kalır ya da yenerse ligde kalacaktır. Hoca'dan dua etmesini isterler: - Hocam bi dua et de takım yensin, heç degilse berabere galsın. Hoca dua eder. Maçın 90 dakikası berabere biter ama Erzurumspor uzatmalarda bir gol yer ve küme düşer. Taraftarlar: -Ne biçim dua ettin" diye Hoca'ya çıkışırlar. Hoca: - Ula uşah ben 90 dekke için dua ettim. Ne bülim gavat uzadacah!.

 

                                                              ELLEM GULLEM

 
Rahmetli Naim Hoca camide vaaz verirken ,sırtını duvara ya da direğe dayayıp uyuyanlara kızar , sağ işaret parmağını sol dirseğine getirip şöyle dermiş : - Müslüman ahan bele gedayıf dolmalarıni götürirsiz, gelir camide de hır hır uyursiz, hele gahın uşah,gahın, ellem gullem etmeyin.

Yukarı

Tofas Servisinin 
.
Tofas.mp3 (18 Yasindan Küçükler Dinleyemez)
 



FIKRALARIN   DEVAMI

 

Başa Dön